Salı, Haziran 26, 2012

ESKİYDİ KENDİSİ

eski dosttan düşman olmazmış
olmuyor hakkatten
eski dosttan düşman falan olmaz,ben böyle düşünüyorum,çünki eski dosttan hiç bir halt olmaz

değilmiki eskiye çıktı kendisi
değilmiki salladı gitti seni
eski dosttan ne düşman olur nede elle tutulur bişey
gittiğiyle de kalır
öyle uzaktan baka kalır sadece
bir iki debelenir,laf atar taş atar,bakar,belenir
anca o kadar
eskiydi zaten
kaybolur yiter gider.

Perşembe, Haziran 21, 2012

DÖRT KÖTÜLER





dört kişi
en gencinden en yaşlısına,en nefret edeninden en az nefret edenine doğru sıralı dört kişi
en kötüsünden en iyisine sırası beter dört kişi

bu dört kişi vaktin bir zamanında,bildiler işlerini
işlediler birbirlerini
usul usul,kımıl kımıl,yavaşça yavaşça

bu dört kişinin en fenası en genç olanıydı,yüregi en karalısı
bu dört kişinin en yaşlısı kafası en bulanık olanıydı
diger ikiside kaypaktı,sözü gelir geçer,özü sözü belli olmayandı

bir kötünün nesi var,dört kötünün öfkesi var,
dört yanmış beyin bir araya gelirse değil,birini yakmak,dünyayı yakarlarki,alimallah

dört kötüydüler onlar,dört ucube olduklarını göremeden
dördününde allah verirdi elbet hak ettiklerini

ne dörde kalır bu alem,ne de dünya aleme
geberip göçeceksiniz mutlaka,e be aklı kıt alem
dünyanın dibini bulacağımmı sandın sen, a saf alem

Pazar, Haziran 17, 2012

LÜTFEN ANNEME İYİ BAK



lütfen anneme iyi bak...

okuduklarım başkasının anıları oysa,
ama
hayalimde canlanan görüntüler benim
na garip
kitap okumak ta işte böyle birşey

kitabın kelimeleri kyung sook shin sana ait olabilir ama ,gözümde ki yanılsamaları bana ait,bunu bilesin..

çok güzel bir kitap,hatta mühtiş,hele anlatımı nefis...

birdenbire ortadan kaybolan annelerini arayan kardeşlerin,üzüntüleri,iç karmaşaları,pişmanlıkları...
ve en mühimi söyleyemediklerini anlatan harika bir kitap.

okudum irkildim,okudum sevdim,okudum benzedim,okudum bitirdim...dünden gayrıda bu kitabı düşündüm...

memleket farklı,gelenekler farklı,tipler farklı,isimler farklı,havası suyu farklı,ama insan aynı,hep aynı

okuyun... o kadar...

Çarşamba, Mayıs 16, 2012

EFKAR İŞTE ,SEN ANLA

bide ağzıma yıgılmasa sözler
bide tane tane çıkmayı becerebilseler,ne manalı olurdu
öyle çok şey söylemek isterken,bütün laflarımın,birbirine çarpıp kalbime düşmeleri olmasa
sözümle söylemek istediklerim kalbimden bir geçebilse...
ama geçemiyor...geçmiyor...
sevgisi var çünki anasını satıyım.

doğsun,sev onu,sonra sitemlen.
olmuyor işte,bi oluyor gibi olmuyor,sonra bakıyosunki,kırık sol yanın kırık.

kulağımda çalan şarkının efkarına borçluysam bu sözleri,katmer katmerleyip sardığım kalbimi açtım gibi...

üst üste yıgdıklarımamı,sel olmuş akıp giden zamanamı,ben olsaydım ne güzel olurdulu yanmalaramı,sen olsaydın ne güzel olurdularamı yanalım...

de otur da yanıbaşıma, anlat sen bunu, bu bana